6 Nisan 2010 Salı

failin,mechul mabedi

Dökülüyorum parmak uçlarından, habersiz kurulmuş düşlerinde
Sonuma bir nokta daha koy, firarın vazgeçilmezse
Azabanın cesedimdir
Azabın fail...
Perdelerden içeri süzülen mechul slüetlerinde


Sallanırken ayakları saçlarımın, parmak aralarında.
Bir cevabın olsun ümidim
Sözlerindden kalkan naaşım ne toprak, ne kabus, ne de arzın talebindedir tırnak izleri kalıntılarından

Derimi keserdi tenin usanmadan, boyundan büyük olurdu anlamları kurduğun her ifadenin
Ritminden ümitsizdi gençliğim
Yapılacak birşey yoktu halbuki
Alınacak tekbir önlem...
Açtık oysaki, vücudumuz açıktı, mesafeler uzak poyraza dönüşürken, her nefes şakak damarından...

Cevabın olmadı!
olmalydı...
Ben yıkarken geleceğin kirini
Küfre dönüşen harflerin...
Bir yankı, bir tanrı, bir nota yıkar,yakar,sıçardı içine kalemimim.
İlhamım olurdu her gidişin
Düşünürdüm izlerinde parmaklarının,
uyanmanın arefesindeyken düşlerin


Kimliğin deşifremdi, bir kalp atışı familyasından düşerdi mabedim.
Soluksuzdu nefretim, nefessiz kısık dişleri
Gözlerin müğridimdi
Sözlerinse şahadetim

2 yorum:

  1. duygulardaki değişkenlik hoşuma gidiyor nitekim bir sıra bu yazı bana bu kadar anlamlı gelmemişti şimdi çok farklı...

    YanıtlaSil
  2. çok pis cümleler yakalıyorum sende.üstelik bu nasıl bir çocuk oyunudur ki oyuncak kirlenir, eller yüzler temiz kalır?

    YanıtlaSil