24 Aralık 2009 Perşembe

Gayyibin fitnesi

Kime dair tek bir iz, ama önemini kaybetmiş hüznünden gebe
Sebepler tecavüze kalırken ebemizi, adını bilmeden, izin istemeden soluk poyrazının köşesinde
Kime dair izler bulurdu bedenimizi intihar arifesinde
Hani tekbir nefesle tutar da sürükler ya şah damarından küveze
Hani çıkmaz lisanında sükûttan gayri ses, nefes…
İşte öyle terlerdik bacasından kahpenin
Korunmasız girerdik önceleri zakkumun kalesine
Yağmurda ıslak, taharretinden müstahak, soğuktan kesilmiş sütümüzle servis edilirdik her yemin teranesinde…

Kime dair olan bu söz, bu kaos
Sesini kesmeden önce şimşeklerin
Adını anmazdı ruhu şad olsun köpeklerin.
Kara basa basa üzerime, kapkara necasetinle sineme ve şûrama çökerdi lütfün emelsiz
Peki ya şimdi biz bu çıkmaz yatak odalarında
Peki ya şimdi kimi gömeceğiz arka sokağımıza

Oturuşunla 'O' duruşun tanrı yaratırdı hiç utanmadan, hiç 'us’anmadan... Sormadan
Tırnak ucumdan pankreasıma işlerdi ayetleşen ateşin
Dilimi kullanmalıydım… Bu farzdı...
Sana abdestini ben aldırmalıydım
Tükürüğümle ağzına, burnuna, sanırım üç defa
Kutsal suyla kadehleri, kadehlerle bu kenti
Boyayacaktık ya...
Kaçmayacaktık panik lafızların ittifakından
Dönmeyecektik kâfir iken bestemiz…
Oysaki aforoza hazırdı benim lisanıma mükellef iblisim.

Dönmeyecektik…
Kime dair bu söz unuturdu bizi ranza kenarlarında çaresiz
Bazen gıcırdayan bodrum katları da katılırdı şafağımıza
İntihar şöleniyle selamlardı hatıra bizi yüzü suyu hürmetine kayıp demlerin…
Peki ya bu söz kimin
Kimden geldi bu iz
Kimden geldik biz
Kitabımızı rediflerle dilimledim
Artık yanmaya hazır değil...

1 yorum: