25 Şubat 2010 Perşembe

Illumination

oyunlarımız...
bizi haksız çıkarmadı.
oyunlarımız...
renklere mani olmadı. ama yine de bakmadık.
oyunlarımız...
sebep olamadı,azı dişi vicdan, yatak odası hüzün adi perilerin firarına.
sırf bu yüzden intiharımız vahşet sayılmadı.
benzemeyecekti doğanla, serbest kobra namazına kalkan namusu bizce;
bize zimmetli yastık altı şevhetin çığlık sesleri
rahimden düştüğü vakitsex! pardon sevişme...yo yo af edersiniz ilişki....
kadın acı beyinlerle, erkek tırtıklı sert dillerle, şidete düşen büyük devrime atılacaktı
dişinin beklenmedik katliamı giydirecekti artık vakti.
duvarlar! yasaklayacaktı, rüyalara kurulan itiraf mücadelesini.
cevaplar iblisle ağlardı...
konuşsaydı konuşabilseydi ...
ama evrim derdi? bilim derdi? belki peygamberlerden bahsederdi?
biliyordu!
öldürmeyecekti ayetler güvensizliği
bu öyküde artık kayıp darbenin sırası geldi.
sonrası,
ana dilimiz adım.
öncesi,
büyücülerin antik reformu.
cevaplanamayacak asla süreksizliğin yalan savunması.

1 yorum:

  1. Toprak, selam, güzel sözler için sağol. Yine 28 Mart'ta çıkıyoruz, Aya Sofya'ya bu sefer. Sonraki hafta belki Topkapı'da oturacağız. Sen de gel. Bir gün bize bir şey okur musun?

    YanıtlaSil