3 Haziran 2012 Pazar

içimdekilerden dokuzuncusu

zamanı ayarladım,
dişlerimi fırçaladım,
kuruladım
ve sıktım
üstüne  oturup, kendimi çarptım,
içimdekileri çağırdım
kendimi böldüm
hepsini saydım
kendimden çıkardım
gözlerine baltım
kendimi top(ar)layamadım
herkes taştı.
anlamadım
her yer alev aldı,
zaman kendisini bıraktı
kimse kıpırdamadı.
sonra herkes taştı
damladı,
damladı,
tüm çocuklar vücuddan kaçtı. klozete, göbek deliğine, bir ağıza boşaldı
anlamadım..
kimse ağlamadı
hiç kimse bağırmadı
hiç kimse, hiçbir yere sığmadı
şaşırmadım
zamanlama harikaydı,
her yer alev aldı...
hem kararlı,
hem karanlık,
çok yalnız,hem kalabalık,
kırılgan aynalardık,
ama kırılmadık
kızmadık,
her yer alev aldı,
ter kokusuna, dil altına- üstüne
bir nefesin pisliğine,
bir görüşün kafesine sığındık.
anadilin kısır sancısı bizi anlardı
kavram karmaşası belki bizi paklardı
inansaydık eğer gerisi kolaydı
inandık,
kapandık,
baktık ve öyle kaldık
her yer alev aldı
yer- gök yandı
ve kırmızı
zamanlama harikaydı
ve kendini bıraktı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder