25 Aralık 2009 Cuma

metal mevsim

Bu mağlubiyet ilhamım olur dedi çocuk.
Kendinden emin yere basarmış gibi yüzükoyun, gökyüzü virajında beklemeye koyularak, başlangıcı ezelden işaretlenmiş varış noktasını. Bir yudum kahve daha aldı dudak aralarından. Dilini dişlerinde gezdirmeye koyuldu ağlamamaya yemin edip.
Kendine birkaç nota bulup kaybolur gibi oldu içinde, son nefesini de çekip yemeğin ortasına atıverdi izmaritin yanmamış kısmını… Olmadı…

Ölümüm ilhamım olur dedi pay çıkarmaya çalışarak gözü gözünde, gözü güzünden gitmeyen siluetinde akan metal mevsimine bakarak. Donuyordu mesafeler zaman aşımına uğrayıp. Parmak ucundan başlayarak karaladı bedenini bir bir hatırlayarak her anı.
-Çocuk sen git…
-Git ama yine gel. Dedi peygamberi.
Ne isyana gebe ne de yapılacak bir ibadet kalmamıştı “O”nun yerinde. Kendi icadı “O” yeryüzünde…

1 yorum:

  1. metal mevsiminden,gözüne takılan güzüne...
    ağlamamamağa söz verirken dişilerinde dolaşan diline dek ve aforoza hazırlanan peygamberinle beraber...güzel betimlemeler...
    ama henüz hazır değil...
    daha bitmemiş...

    YanıtlaSil